top of page

Güven Hızında Liderlik: Takımınız Size Ne Kadar Güveniyor?

Bir düşünce deneyi yapalım.


Yarın sabah işe gittiğinizde ekibinize şunu sorsanız: "Bana gerçekten güveniyor musunuz?" — kaç kişi dürüstçe "evet" diyebilir?


Bu soruyu rahat sorabiliyorsanız, zaten önemli bir adımı atmışsınız demektir. Çünkü güven üzerine konuşabilen ekipler, güvenin var olduğu ekiplerdir.


Güven, bir his değil; bir hızdır

Stephen Covey Jr.'ın "Güven Hızında" kavramı benim için hâlâ en net çerçevelerden biri. Covey şunu söyler: Güven düşükse her şey yavaşlar ve maliyetler artar. Güven yüksekse her şey hızlanır ve maliyetler düşer.


Fabrika ziyaretlerinde, koçluk seanslarında, eğitimlerde bunu defalarca gördüm. Birbirlerine güvenmeyen ekipler her e-postayı iki kez okur, her kararı yukarıya çıkarır, her toplantıda söylediklerini tartarlar. Bu "dikkat" değil; bu güvensizliğin faturasıdır.


Peki bu fatura kimin kasasından çıkıyor? Liderin.


Güveni kıran 3 davranış

Liderlerin farkında olmadan güveni nasıl sarstığını anlatan üç sahne:


1. Söz verip unutmak "Hallederim" demek kolay. Ama "hallederim" dedikten sonra geri dönmemek, ekibin zihninde bir iz bırakır. Küçük bir iz. Ama birikiyor.


2. Hata olunca gizlemek Bir şeyler ters gittiğinde ilk içgüdü bazen örtbas etmektir. Oysa ekibiniz çoğunlukla ne olduğunu zaten biliyor. Biliyor ama sizi test ediyor: "Bize söyler mi?"


3. Başarıyı sahiplenmek, hatayı dağıtmak Bu maalesef yaygın. Üstlere sunum yaparken "biz yaptık" demek, bir şeyler ters gittiğinde "onlar yaptı" demek. Ekipler bunu asla unutmuyor.


Güveni inşa eden 3 davranış

Güven görkemli jestlerle değil, tutarlı küçük eylemlerle inşa edilir.


1. Savunmasızlığı göstermek "Bunu bilmiyorum" veya "yanılmışım" demek, zayıflık değildir. Tam tersine, ekibinizin size karşı savunma duvarını indirir. Siz açık olduğunuzda onlar da açılır.


2. Söz verdiğinizi takip etmek Büyük sözler vermek zorunda değilsiniz. Ama verdiğiniz sözlerin peşinden gidin. Bir not alın, hatırlatıcı koyun — ne gerekiyorsa yapın. "Söylediğini unutmadı" cümlesini duymak, bir liderin alabileceği en büyük ödüllerden biridir.


3. Kötü haberi doğrudan iletmek Zor konuşmalardan kaçmak güveni yıkar. Ekibinize kötü bir haber iletmeniz gerektiğinde, bunu doğrudan ve saygıyla yapın. İnsanlar gerçeği hazmedebilir; belirsizliği hazmedemez.


Kendi güven skorunuzu ölçün

Şu soruları kendinize sorun:


  • Ekibim bana haber vermeden inisiyatif alır mı?

  • Ekibim bana gerçek sorunlarını söyler mi, yoksa "her şey yolunda" mi der?

  • Bir kriz anında ekibim beni bekler mi, yoksa harekete mi geçer?


Bu üç soruya verdiğiniz "hayır" sayısı, güven boşluğunuzun göstergesidir.



Son söz

Güven bir kez inşa edilip bırakılan bir şey değil. Liderliğin her gününde, her konuşmasında, her kararında yeniden kazanılır.


Yarın sabah ekibinizle olan ilk etkileşiminizi düşünün. O etkileşim güveni artıracak mı, azaltacak mı?


Cevabı siz biliyorsunuz.



Bu konuyu daha derinlemesine ele aldığım eğitimler ve danışmanlık hizmetleri için: 👉 www.onoldanismanlik.com


Comments


©2019 by ONOL

bottom of page